Bir Yıl Dönümü Hikayesi
- Ayşegül Saraç
- 27 Oca 2021
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 23 Oca
Merhaba,
Bugün Köln’e gelişimizi üzerinden 1 yıl geçmiş. Ahhh ne çabuk. 🤷🏻♀️ Burada olduğumuz 1 yıl içinde doğanın her şeye iyi geldiğini, her durumdan keyif alabilmeyi, kendimize iyi bakabilmeyi ve bunu nasıl yapabileceğimizi öğrendik. 🤗
Bazen zamanın nasıl geçtiğini fark etmezsiniz ya hani, işte bu 1 yıl da öyle oldu benim için. Gerçi hayatım boyunca ‘’Bir türlü geçmedi şu zaman,’’ dediğim çok nadir olmuştur. Kötü hissettiğimiz zamanlar nasıl geçmek bilmiyorsa, iyi hissettiğimiz zamanlar da çabucak geçiyor, su gibi…
Köln’e geldiğimiz günü daha dün gibi hatırlıyorum. 😌 İçimiz kıpır kıpır, gözlerimiz ışıl ışıl, nasıl heyecanlı, nasıl umut dolu bir gündü. Evet gözümüzü karartıp, her şeyimizi geride bırakmıştık ama bizi beklediğini düşündüğümüz çok daha iyi bir geleceğe doğru yol aldığımıza gönülden inanıyorduk. Bana sorarsanız inancımız bizi yanıltmadı. Buraya geldikten sonra, uzun zamandır ayrı kaldığım bir hayatın içine düştüğümü hissediyorum bazen. Ben Artvin’de doğum büyüdüm, (Bunu söylemek hep keyif vermiştir bana, gururla demişimdir hep: Artvinliyim.) Oranın güzelliğini anlatmak mümkün değil inanın. Doğanın içindesiniz, gökyüzünü görebiliyor, aldığınız nefesin temiz olduğunu biliyor ve karmaşadan uzak bir hayat sürüyorsunuz. Tüm bu güzellikleri, Artvin’den Ankara’ya, sonra da İstanbul’a taşınıca fark ettim ne yazık ki. Binalarla dolu, insanların gülümsemediği, herkesin koşturarak hareket ettiği, kalabalık bir yaşam bana göre değilmiş. Yeşil bir yere gitmek için bile, saatlerce trafikte çile çekiyorsunuz. Doğaya ulaşımın zorlaştırılmış olması, insanlığa yapılmış en büyük kötülüklerin başında gelmeli. İnsan doğadan alması gerektiğini alamayınca; gülmüyor, başkası adına mutlu olmayı bilmiyor, bencil oluyor, içindeki kötü seslere kulak veriyor, hayvan sevmiyor ve dolayısıyla insan da sevmiyor, iyiliğin ne olduğunu unutuyor. İnsan o karmaşaya kapılıp, kendini sevmeyi de unutuyor; gerek beden, gerek zihin sağlığından bir haber oluyor zamanla. O karmaşada ben de kendimi sevmeyi unutmuş olmalıyım ki, burası ilaç gibi geldi; daha olumlu düşünmeye başladım, daha yaratıcı oldum, daha çok hareket etmeye başladım ve bunların ne kadar değerli olduğunu fark ettim.
Burada köydeyiz ama değiliz de. Sabah bir uyanıyoruz, cıvıl cıvıl kuş sesleri. Bilmiyorum bunu nasıl anlatabilirim? Ben bu sesi unutmuşum, böyle bir sesin gerçek olabileceğini unutmuşum. Komşularımızdan birinin kuş seslerinin olduğu bir ses kaydı dinlediğini ve sesini de sonuna kadar açtığını düşündük ilk önce. Yani biz Türkiye’deyken böyle yapıyorduk, orada öyle doğal kuş sesi duyduğumu hatırlamıyorum, o yüzden bu duyduğumuz sesin gerçek olama ihtimali yoktu bize göre. Daha sonra, sadece evimizde değil dışarıda yürüdüğümüzde de aynı sesleri duyduk ve ‘’Yok artık, bu gerçek mi?’’ dedik. Gerçek bir cıvıltıyla uyanıyoruz düşünebiliyor musunuz? Bu bizim için o kadar keyifliydi ki, Youtube’den dinlediğimiz sesi gerçekten duymak…
İnanılmazdı 🙂
Her bir taraf orman, göl, nehir, park. Arabayı, otobüsü, metroyu, vapuru kullanmadan; bir göle, şelaleye, ormana ulaşmak. Doğanın içinde yaşamak… 🐛🦋🌱 Düşüncesi ne hoş değil mi? İnanın yaşaması çok daha hoş. 🙏🏻 Her an çalıların arasında tavşan, 🐇ağaçların üzerinde sincap görebilirsiniz. Özellikle sincaplar sokakta bile yürürken pıtır pıtır koşuşturduklarını görmeniz mümkün.
Sokakta yürürken, tanımadığımız insanlar bize selam veriyor, gülümsüyor daracık kaldırımda geçmelerine izin verdiğimizde teşekkür ediyorlar biliyor musunuz? Bu, Artvin’den ayrıldıktan sonra en özlediğim şeydi. Ankara’da yürürken, insanların yüzlerine bakardım hep, tanıdık birini görüp selam verecekmişim, gülümseyecekmişim ve onlar da bana gülümseyecekmiş gibi. Yolda yürürken birine gülümsemeyi gerçekten özlemiştim. Tabii sonraları böyle bir şeyin olmayacağını kabullenip, ben de onlar gibi olmaya başladım; somurtkan ve donuk bakışlı… Neyse ki buraya geldim ve tekrar yaşamaya başladım bu güzel selamlaşmayı. 🤗 Büyük şehirde büyüyen birinin bunu anlamasını beklemiyorum bu arada.🙈 Bu alışkanlık insana güven veriyor, değerli ve oraya ait hissettiriyor bence. Bunların hissedildiği yerde nasıl mutlu olunmaz, zaman nasıl hızlı geçmez ki?
Burada bulunduğum süre boyunca 1 tane bile başı boş hayvan görmedim. 🐈🐕 Çaresiz sokak hayvanları görmüyorsunuz; ‘’Acaba aç mı, biri kötü davranıyor mudur, soğuk havalarda üşüyor mudur?’’ gibi endişeleriniz olmuyor, hepsi ya sahipli, ya da barınaklarda. Buradaki sistemin, hayvanları da korumaya yönelik geliştiği düşüncesi de huzur veren faktörleden biri. 😌 Türkiye’de her dışarı çıktığımda, içimi parçalayacak 1-2 şey görürdüm mutlaka. Bu fark bile, neden kaygılı bir toplum olduğumuzu anlamama yetti.
İnsanlar da çok rahat ve sakin. Parka gidiyoruz, 7-8 aylık bebek parktaki kumda emekliyor, 🚼 ağzına bir şeyler alıyor, bir yere tutunup ayaklanmaya çalışıyor ama anne ya da babası ‘’Ay yavrum, aman çocuğum, yapma düşersin, dur ben seni bi’ tutayım, alma şunu ağzına.’’ demiyor. Çocuklar kumlarda yatıyorlar, o minik tırnaklar kum dolu, düşe kalka deneyimliyorlar her şeyi. Özgüvenli çocuk nasıl yetişirmiş anladım. 🙂 İnsanların bizim yarımız kadar bile endişelendiğini sanmıyorum. 🙂
Trafik, ahh inanılmaz. 🙂 🚦Burada bisikletliler ve yayalar yolun kralı, kraliçesi. 🤴🏻👸🏻 Hep anlatırlar insanlar ya hani‘’Yola adımımı a-tı-yoo-ruuumm, araba şaaak diye duruyor.’’ 😂 Vallahi öyle. Ahhh kedimi nasıl güvende, nasıl değerli hissediyorum bilemezsiniz. 🚴🏻♀️ Bir de bisikletliler, araba sürücülerinin onlara öncelik vermesi.👏🏻 İnsanların güvenliği ve yaşamlarının kolaylaştırılması için bir kural olması, toplumun o kurala büyük bir saygıyla uyması muhteşem.
Bahsedemediğim daha o kadar çok şey var ki…
Tüm bu küçük detaylar çoğaldıkça, insanda ne kadar büyük ve olumlu bir etki yarattığını tecrübe ettim. İnsan stresten, karmaşadan, endişeden uzak kalınca kendini dinliyor, geliştiriyor, olmak istediği kişi oluyor, ruhu dinleniyor, hobi ediniyor. 🧶 Burada Yoga ve Meditasyonla tanıştım, 🧘🏻♀️ şimdiye kadar hayatımda olmamalarının büyük eksiklik olduğunu düşünüyorum. Başladıktan aylar sonra fark ettim ki; kendimi dinlememin en iyi yoluymuş, kendim için yapabileceğim en iyi şeymiş. Bu 1 yıl sadece bana değil, Mustafa’ya da güzel şeyler verdi. Hatta en keyiflimiz o. 🕺🏻 Jerfi Yiğit’in, çevresinde pozitif insanları görerek büyümesi bizim için çok önemli. Zaten her çocuk gibi dağa, bayıra, ormana, ormanda gördüğü her şeye bayılıyor. 🏞 Doğayı seviyor ve tam da sevdiği şeyin içinde yaşıyor. 🤗 Umarım genç bir delikanlı olduğunda da, doğa sevgisi onunla birlikte büyümüş olur.
Bu 1 yılda ruhumuz iyileşti, aslında iyileşti demek ne kadar doğru emin değilim; ruhumuz olması gerektiği gibi oldu demeliyim belki de. Burada hayallerimiz de değişti. Daha büyük bir eve, daha iyi bir arabaya, yeni eşyalara sahip olmayı, oğlumuzu en iyi özel okula göndermeyi değil de; kendi sebzemizi yetiştirmeyi, 👩🏻🌾👨🏻🌾🪴 bahçemizi çiçeklerle donatmayı, 🌸 Jerfi Yiğit’in mutlu bir hayatı olmasını, bize iyi gelecek uğraşlar edinmeyi hayal ediyoruz artık. Yaptığımız değişikliğin bize getirdikleri tam da olması gerektiği gibi, ne eksik ne de fazla…
Kendinize iyi gelen şeyleri yapmaktan korkmayın. Önünüze çıktığını düşündüğünüz tüm engeller aslında sizsiniz, kendi kendinize durmadan söylediğiniz endişeleriniz. Endişelerinizi bir kenara bırakın ve ruhunuza iyi davranın… Ruhunuz iyiyse, her şey yolunda demektir.
Kendinize, aklınızdan geçenlere ve hayallerinize iyi bakın…
Sevgiler. ❤️
🌍 Almanya’ya göç etmek isteyenler için buradayım!
Almanya vize ve oturum süreçleri, daire kiralama ile göç öncesi ve sonrasına yönelik birçok danışmanlık hizmeti sunuyorum. Daha fazla bilgi için "Hizmetler"sayfamı ziyaret edebilirsiniz.
📅 Randevu almak için web sitemdeki "Randevu Alın" seçeneğine tıklayabilirsiniz!
Sizinle tanışmak ve göç süreciniz hakkında konuşmak için sabırsızlanıyorum!
Bu yazı ile ilgili bana sormak istediğiniz bir şey varsa lütfen bana sorun.
Genellikle 24 saat içinde geri dönmeye çalışıyorum.
Comments