Almanya’daki yaşamda güven duygusu oldukça güçlü. Burada, özellikle devlete ve insanlara güven konusunda büyük farklar olduğunu gözlemliyorum. Türkiye’de, çoğu zaman şüpheci bir yaklaşım sergiliyoruz; her şeyin arkasında bir şey arıyoruz. Örneğin, İstanbul’a ilk taşındığımda teyzem bana telefon açarak, "Kapını komşun bile çalsa, açma!" demişti. Bu tarz uyarılar, şüpheci bir bakış açısının parçasıydı. Ancak Almanya’da, insanların birbirine duyduğu güveni görmek, güven duygumu tamamen değiştirdi. Burada işler gerçekten farklı işliyor, çünkü insanlar birbirlerine güveniyorlar.
Almanya’daki bu güven sistemi, toplumun genel yapısına yansıyor. Devletin, kurumların ve insanların birbiriyle olan güven ilişkisi, insanın güven duygusunu doğal bir şekilde geliştiriyor. Bizim şüpheci bakış açımız, burada neredeyse kayboluyor. Gerçekten bu güvene dayalı yaşama alışmak, zaman alıyor. İlk zamanlar her şey bana çok yabancıydı, ama zamanla bu güven duygusunu kabul ettim.
Bunun dışında Almanya’daki bazı alışkanlıklar da başlangıçta şaşırtıcıydı. Örneğin, toplu taşımada bilet kontrolü. Türkiye’de bilet alıp turnikeye okutmak gereklidir, ancak Almanya’da bir duraktan otobüse binerken, turnike yok, kimse biletinizi kontrol etmiyor. Biletinizi aldığınızı biliyorsunuz, ve toplu taşıma çok daha rahat bir şekilde işliyor. Kontroller nadiren yapılıyor, fakat yine de öngörülebilir şekilde yapılıyor. Biletinizi almışsanız, bunu kimseye kanıtlamak zorunda değilsiniz. Bu, güvene dayalı bir yaşamın güzel bir örneği.
Bir diğer şaşırtıcı şey de çöp konteynerlerinin yerleşimiydi. Almanya’da çoğu zaman çöp konteynerleri binaların bodrum katlarında bulunur ve bunlara ulaşmak için bina anahtarı gereklidir. Çöp taşıma şirketi çalışanları bu anahtarlara sahip olur. Düşünsenize, tanımadığınız bir kişinin binanızın anahtarına sahip olması... Başta bana çok garip geldi, ama burada insanlar birbirine güveniyorlar, ve bu güven ortamı içinde rahatça yaşıyorlar.
Almanya’daki güven sistemi, alışveriş ve sosyal yaşamda da kendini gösteriyor.
Almanya’da çocukların okula kendi başlarına gitmeleri de oldukça yaygın bir durum. Türkiye’de genellikle çocuklar servise veya ailelerinin arabasına binip okula giderler, ama burada çocuklar tek başlarına, arkadaşlarıyla okula gitmekte özgür. Bu, okulda da teşvik ediliyor. Öğretmenler, çocuğun okula yakın bir yerde okumasını öneriyor ve çocuğun arkadaşlarıyla okula gitmesinin en iyi seçenek olduğunu belirtiyor. Çocuklar okuldan eve dönerken sohbet ederek, birlikte zaman geçiriyorlar, ve bu süreç çok doğal bir hale gelmiş. Bu da güven ortamının ne kadar derinlemesine yerleştiğini gösteriyor.
Tabii ki her yer güvenli değildir ve her şey mükemmel değil. Bazı yerlerde, dikkatli olunması gerektiğine dair uyarılar yapılabiliyor, ama genel olarak Almanya’da yaşam, güven duygusu açısından çok farklı bir deneyim. Bu güven duygusu, bana çok ilham veriyor ve hayatımı olumlu yönde etkiliyor.
Kısacası, Almanya’daki güven ortamı, ilk başta garip gelse de zamanla alıştım ve bu durum beni gerçekten mutlu etti. Güven, insanın yaşamını ne kadar rahatlatan bir duyguymuş, bunu burada daha iyi anladım.
Bu yazımda paylaştığım deneyimlerim, Almanya'da yaşamayı düşünenler için bir fikir verebilir. Eğer siz de Almanya’daki güven sistemi hakkında düşüncelerinizi ya da kendi deneyimlerinizi paylaşmak isterseniz, yorumlar kısmında görüşlerinizi duymak beni çok mutlu eder.
Umarım bu yazı, Almanya'da yaşamayı planlayanlar veya burada yaşayanlar için faydalı olmuştur.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
🌍 Almanya’ya göç etmek isteyenler için buradayım!
Almanya vize ve oturum süreçleri, daire kiralama ile göç öncesi ve sonrasına yönelik birçok danışmanlık hizmeti sunuyorum. Daha fazla bilgi için "Hizmetler"sayfamı ziyaret edebilirsiniz.
📅 Randevu almak için web sitemdeki "Randevu Alın" seçeneğine tıklayabilirsiniz!
Sizinle tanışmak ve göç süreciniz hakkında konuşmak için sabırsızlanıyorum!
Bu yazı ile ilgili bana sormak istediğiniz bir şey varsa lütfen bana sorun.
Genellikle 24 saat içinde geri dönmeye çalışıyorum.
Comments